İçeriğe atla

← Yazdıklarım

Deneme · 29 Aralık 2024

Bir Mola…

Genellikle biten yılın değerlendirmesini kendi kendime yaparım.

Amacım da kendi yaptıklarımı yapamadıklarımı görmek, günlerin ayların boşa geçmediğini fark etmek. Yapamadıklarımı ya da yapmadıklarımın nedenleri ile yüzleşmek, becerdiklerimle gurur duymak, kendime aferin demek, yeni hedefler koymak bana iyi geliyor. Ama zannetmeyin ki her şeyim planlı programlıdır… alakası yok. Yolda karar veririm birçok şeye, ama hedefler koymak da hoşuma gider.

Bu sene yazasım geldi… 2024 pek de şahane bir yıl değildi. Bas bayağı zorlu bir yıl oldu.

Kaybettiğim sevdiklerim oldu, çok canım acıdı.

Bazı tüylü dostlarıma veda ettiğim bir yıl oldu. Maya, Inka, Bitter melek oldu. Kedi kızım kayıplara karıştı.

Ida’nın rahatsızlığı, ameliyatı ve zorlu iyileşme süreci tüm yılı kapladı. Şükür artık gayet iyi, tazı gibi koşturuyor… Dip dibe geçirdiğimiz aylar zorlu olduğu kadar kıymetliydi…

Daha çok yazdığım, daha çok okuduğum bir yıl oldu. Yazı dostlarımla niyetler koyduk ortaya… çokça paylaştık, öğrendik, geliştik, destek olduk, ışık tuttuk birbirimize.

Daha az konuşmayı, susmayı, daha çok dinlemeyi, kendime dönmeyi tercih ettiğim bir yıl oldu.

Dönem dönem üzüldüğüm, uzaklaştığım arkadaşlıklar da oldu…

Çok şahane, hep hayallerini kurduğum, beni çok heyecanlandıran iki farklı kıtaya iki farklı seyahat yapma şansına sahip oldum. İlki Şubat-Mart da gittiğim Colombiya’da Bogota’dan başlayan; Peru’da Cuzco ve masalsı Machu Picchu, Titicaca Gölü kıyısındaki Puno; Bolivya’da La Paz, büyüleyici Salor de Uyuni; Arjantin’de Jujuy ve aklımın kaldığı Buenos Aires’den çıktığımız muhteşem bir turdu.

İkincisi ise Aralık ayında gerçekleşen Vietnam, Laos ve Kamboçya turuydu.

Her ikisini de yapabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Yine heyecanlı bir seçim yaşadığımız bir yıldı…

Alerjiden haftalarca kabardığım, bin bir test yaptırıp bir yere varamadığım bir yıldı. Onun dışında şükür sağlık açısından iyi bir yıldı.

Yağmurlar erken bitti, inşaatlar bitemedi… Su bitti, ama insanoğlu akıllanmadı. Hala döktüğü asfaltla gururlanan, yeşili pek sevmeyen betonu her şeye tercih eden insanların arasında yaşamak yorucu…

Biricik arkadaşım çok ciddi bir trafik kazası geçirdi, aklım yerinden oynadı! Şükür ucuz atlattı…

Mayıs ayından Ağustos’a bağladık. Üç ay süren Ağustos mu olur? Oldu, yaşadık… bitmedi bitemedi sıcaklar. Tek nefes aldıran eve saklanıp yazdığım Ağustos ayıydı.

Çok misafir ağırladım, masalarım evim dostlarımla doldu.

Hollanda’ya göçen dostlar geldi ziyarete…

İngiliz ailem yıllar sonra Bodrum’a geldi ve bende kaldılar. Şahane zaman geçirdik, eskileri yad ettik.

Çok uzun aradan sonra biricik Dostum annesini kaptı geldi… yetmedi ama iyi geldi.

Çok ürettim… Limon ve türevleri ile çılgın varyasyonlar yarattık, frapeler, smootie’ler, ekmekler, sürpriz doğum günü pastaları, aile bireylerime ve kendime kışlık domatesler yaptım. Kavanoz kavanoz salçalar yaptım. Uzadıkça uzayan tarhana serüvenine yeniden daldım… Ida için çılgın kurabiyeler denedim. Bağışıklık destekleyici yemekler deneyimledim. Sebze ve meyve suları ile detokslar yaptım…

Birlikte seyahat ettiğim canım arkadaşlarım anane dede oldu. Viyana’da büyüyen bir bebişimiz var artık.

Biricik komşularım anane ve dede oldu. Küçük bir insan hayatımıza girdi.

Ailemize yeni bir üye daha eklendi. Açelya hanım hoş geldi, sefa getirdi.

Yine uzun süreli vize alamadım Ama bir sonrakini garantileyebilmek için çabaladım, çabalamaya devam edeceğim…

Elimden geldiğince kedi ve köpek yakalayıp kısırlaştırmaya çabaladım. Randevu buldukça bu yolda devam… Can dostlarımızı kurtarabilmek için mesai harcadığım ve işe yaradığımı hissettiğim bir yıl oldu. Memleketteki tüm olumsuzluklara rağmen ben doğru bildiğim şeyleri yapmaya çalışıyorum can dostlarımız için…

Bu yıl doğum günlerinde mesaj yollamak yerine aramayı tercih ettim. Bundan çok da keyif aldım. Epeydir görüşmediğim arkadaşlarımla yeniden bağlantıya geçmek ruhuma iyi geldi.

Ailemle zaman geçirmek her zamanki gibi çok iyi geldi.

İlk göz ağrım artık üniversiteli… Hangi arada büyüdü hangi ara evden uçtu? Yıllar nasıl da bu kadar hızlı aktı gitti? Ne yani ben yaşlandım mı artık??? Kafamda deli sorular…

Doğduğu, ilk kucağıma aldığım günü bu kadar net hatırlarken, elinden tutup vapura, dolmuşa, otobüse atlayıp keşiflere çıkarken, parklarda piknik yaparken bu noktaya nasıl geldik çok büyük muamma!!! Önümüzdeki aylarda on sekiz yaşına da giriyor… şok şok şok.

Velhasılın 2024 çok zor bir yıldı ama kendime dönerek, doğada zaman geçirerek, yazıya sığınarak olabildiğince hafifletmeye çalıştım.

2025 daha kolay olacak gibi durmuyor. Bakalım neler getirecek, neler götürecek?

Ben iyi bildiğim şeyleri yapmaya, elimden geldiğince yeni yerler keşfetmeye, bunca yıldır biriktirdiğim dostlarıma daha fazla zaman ayırmaya niyet ettim.

Daha istikrarlı yazmaya, blog sayfamı canlandırmaya, biriktirdiklerimi paylaşmaya da niyet ettim.

Gülmenin, bereketin, bolluğun, dostların, keşfetmenin katlanarak arttığı, hikayelerle dop dolu bir yıl diliyorum önce kendime sonra hepinize…

Güçlü olan kazansın eyyy 2025!