Dünyanın Sonu!
İnsan yaşadığı mekanı, hayatını değiştirmek isteyip dünyanın sonuna gitmeyi hayal eder mi? Edebiliyormuş. Ayfer Tunç’un Kuru Kız’ı ince ince planlayıp kalkıp gitmişti dünyanın sonuna, gitmekle kalmayıp yerleşmişti de.
Güney Amerika kıtasına gittiklerim yeter, daha da gitmem biraz da yakınlarda dolansak diyen Ayşegül de arkadaşlarının gazına gelip düştü yollara. Git git bitmeyen kabin ekibinden bile daha uzun uçulan bir yolculuk sonrası, sanki 17 saat uçmamış gibi şaşkın şaşkın indiler Şili’nin başkenti Santiago’ya.
Dünyanın sonunun görmelerine daha vardı. Ama soluklanmak da lazımdı. Dile kolay dünyanın sonuna Patagonya bölgesine niyet etmişlerdi bir kere. Şili denen ince uzun ülkede birkaç gün takıldılar. Puerto Natales adlı Şili’nin İskandinav havalı kasabasına varıp rüyaya ilk adımı attılar.
Patagonya denen bölgenin bir kısmı Şili bir kısmı Arjantin’e ait ve çok lazımmış gibi her yer milli park. Toki Moki yok. Üçer beşer şeritli otoyol ise hiç yok. Gerçek dışı bir dünya onları bekliyordu. İnsanın az olduğu yerde doğa daha bir ön plana çıkıyor sanki. Patagonya bölgesine girince, her şey gerçekliğini kaybediyor sanki. Bir iç yolculuk da başladı fark ettirmeden. Él Calafate, dünyanın sonuna varmadan önceki son durak. Şehri boydan boya geçen ana cadde 1-1,5 km olan bir yerde yaşamak nasıl olurdu? Bence şahane. Huzur doğada ve az insanda.
Dünyanın sonuna ulaşmak için, buzullar görmek sayısız buzul gölünün etrafında ağzı açık dolanmak, muhteşem doğa karşısında ne kadar minnak olduğumuzu kabul etmek de gerekiyor. Anca öyle kendini hazırlıyor insan Ushuaia’ya: Güney yarımküredeki en son yerleşim yeri. Güney kutbuna yani Antarktika’ya giden gemiler buradan kalkıyor Ushuaia limanından çıkan gemiler üç gün sonra Antarktika’ya varabiliyorlar.
Boşuna dünyanın sonu demiyorlar…
Dünyanın sonu treni
Dünyanın sonu postanesi
Dünyanın sonu feneri, o Fener’de yaşayan deniz ayıları ve onlardan bir sonraki adada yaşayan penguenler…